• ANITKABİR ZİYARETİ
    • ESKİ MECLİS
    • KAHVALTI MOLASI
    • ESKİ MECLİS
    • ÇELENK KOYMA
    • ÇELENK TÖRENİ
    • NÖBET TUTMA
    • ANITKABİR DEFTERİNE YAZI
    • ÇELENK VE SAYGI DURUŞU
    • ATANIN HUZURUNDA
    • ESKİ MECLİS ANISI
    • VELİLERİMİZ
    • TORUNUM NAZLI İLE YENİ MECLİS TE
    • MECLİSTE 16 LAMBA
    • KURULAN TÜRK DEVLETLERİ SAYISI
    • 2018-2019 3-M SINIFI
    • İLK GÜNÜMÜZ
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam5
Toplam Ziyaret29928
Takvim
Saat
Hava Durumu

ATATÜRK'ÜN SAMSUN'A ÇIKIŞI

             ATATÜRK’ÜN SAMSUN’A ÇIKIŞI (19 MAYIS 1919)
Bir Milletin var olmak için nasıl mücadele ettiğini, karşısında bulunan çok zorlu ve güçlü silah ve ordulara sahip emperyalist devletlere karşı mücadelesini anlatmaya çalışacağım.
Çanakkale’de savaşla yenemedikleri ordumuzu daha sonra Almanlarında teslim olması nedeniyle ülkemiz de yenik sayılmış.Bunun sonucunda vatanımız bir bir işgal edilmeye başlanmış,içerde özellikle Ermeniler isyan etmişler diğer azınlıklar da  devlete karşı ayaklanmış, Türk halkına karşı her türlü kötülüğü yapmaya başlamışlar.İstanbul ve önemli illerimizin çoğu düşmanlar tarafından işgal edilmeye başlanmış. Tam bu sırada Damat Ferit Paşa sadrazam olmuş İlk iş olarak ta Mustafa Kemal’i 9.Ordu Müfettişi olarak görevlendirmiştir. Görevi Anadolu’ya geçip halkın azınlıklara karşı direnmesini önlemektir. Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 ‘da Samsun’a çıktıktan sonra bu durumu  değiştirip yurdumuzun düşmanlardan kurtarılması için planlar yapmaya başlamıştır. Samsun İngilizlerin işgali altında olduğu için rahat çalışabileceği Havza’ya geçmiştir burada çalışmaya başlamıştır.
Mustafa Kemal paşa bütün ordu komutanlarıyla haberleşmeyi sağlayarak askeri ve sivil makamlara bir genelge gönderdi .Havza genelgesi denilen bu genelge ile özetle şunların yapılmasını istemiştir:
HAVZA GENELGESİ(28-29 MAYIS 1919)
1-   İstanbul Hükümeti’ne ve İtilaf Devletleri temsilcilerine etkili telgraflar çekilerek işgaller protesto edilmelidir.
2- İşgalleri protesto etmek için mitingler düzenlenmelidir.
3-   Bu mitingler sırasında düzenin korunmasına dikkat edilmeli Hıristiyan halka karşı bir saldırı ve düşmanlık yapılmasından sakınılmalıdır.
Mustafa Kemal Paşa bu genelge ile halkın işgallere karşı tepki göstermesini ve böylece ulusal bilincin uyanmasını sağlamak istemiştir.
İtilaf devletlerinin propagandalarını haklı çıkaracak davranışlardan kaçınılmasını bu amaçla Hıristiyan halka zarar verilmemesini istemiştir.
Bu genelge Milli Mücadele döneminde yayımlanan ilk ulusal genelgedir.
Genelgenin hemen ardından Havza, İzmir ve İstanbul’da mitingler düzenlenmiş ulusal birlik ve beraberlik için önemli adımlar atılmıştır.
İtilaf Devletleri bu genelgeye tepki olarak daha önce tutuklamış oldukları bazı devlet adamlarını Malta’ya sürgüne göndermişlerdir.
İstanbul Hükümeti İtilaf devletlerinin baskısıyla Mustafa kemal Paşayı İstanbul’a geri çağırmıştır. Mustafa Kemal Paşa bu emre uymayarak telgraf yoluyla zaman kazanmış ve bu sırada Amasya’ya geçmiştir
AMASYA GENELGESİ(21-22 HAZİRAN 1919)
Havza'daki çalışmalarını tamamladıktan sonra Mustafa Kemal ve arkadaşları, 12 Haziran 1919'da Amasya'ya geçtiler.
Amasya Genelgesi'nin içeriği şöyledir:
1-Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir.
2- İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. Bu hal, milletimizi âdeta yok olmuş göstermektedir.
3- Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
4- Milletin içinde bulunduğu bu duruma göre harekete geçmek ve haklarını yüksek sesle cihana işittirmek için her türlü tesir ve denetimden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir.
5- Anadolu'nun her bakımdan emniyetli yeri olan Sivas'ta bir kongre toplanacaktır.
6- Bunun için her ilden milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olduğu kadar çabuk yetişmek üzere yola çıkarılması gerekmektedir. Bu temsilciler, Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilecektir.
7- Her ihtimale karşı, bu meselenin bir milli sır halinde tutulması ve temsilcilerin, lüzum görülen yerlerde, seyahatlerini kendilerini tanıtmadan yapmaları lazımdır.
8- Doğu illeri için, 10 Temmuz'da Erzurum'da bir kongre toplanacaktır. Bu tarihe kadar diğer illerin temsilcileri de Sivas'a gelebilirlerse; Erzurum Kongresi'nin üyeleri, Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket edecektir
ERZURUM KONGRESİ   (23 TEMMUZ-7 AĞUSTOS 1919)
Anadolu'da milli mücadele birliğinin kurulmasının ikinci adımı Erzurum Kongresi ile atıldı.
Alınan Kararlar
1.Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür; parçalanamaz.
2. Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet top yekün kendisini savunacak ve direnecektir.
3. Vatanı korumayı ve istiklali elde etmeyi İstanbul Hükümeti sağlayamadığı takdirde, bu gayeyi gerçekleştirmek için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet üyeleri milli kongrece seçilecektir. Kongre toplanmamışsa, bu seçimi Temsil Heyeti yapacaktır.
4. Kuva-yı Milliyeyi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır.
5. Hıristiyan azınlıklara siyasi hakimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez.
6. Manda ve himaye kabul edilemez.
7. Milli Meclisin derhal toplanmasını ve hükümet işlerinin Meclis tarafından kontrol edilmesini sağlamak için çalışılacaktır.
8. Milli irade padişahı ve halifeyi kurtaracaktır.
SİVAS KONGRESİ (4-11 EYLÜL 1919)
Sivas Kongresi, Amasya Genelgesi ile milli bir kongre olarak öngörülmüştü. Erzurum Kongresi'nden sonra kongre ile ilgili çalışmalar yapılıyordu. Daha sonra manda sorunu gündeme geldi. Sivas Kongresi, ilk milli kongre niteliğinde olduğu için kararlar da bu doğrultuda alınmıştır. Erzurum Kongresinde alınan kararların tümü kabul edilmiştir. Yurtta ayrı ayrı bölgesel olarak çalışan tüm cemiyetlerin birleştirilmesi ve tek yönetim altına alınması sağlandı. Yeni bir Temsil Heyeti oluşturuldu ve bu heyetin başına Mustafa Kemal getirildi.
Sivas Kongresi Kararları
1.Milli sınırları içinde vatan bölünmez bir bütündür; parçalanamaz.
2. Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet top yekün kendisini savunacak ve direnecektir.
3. İstanbul Hükümeti, harici bir baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk mecburiyetinde kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmıştır.
4. Kuvay-ı Milliye'yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır.
5. Manda ve himaye kabul olunamaz.
6. Milli iradeyi temsil etmek üzere, Meclis-i Mebusan'ın derhal toplanması mecburidir.
7. Aynı gaye ile, milli vicdandan doğan cemiyetler, "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında genel bir teşkilat olarak birleştirilmiştir.
8. Genel teşkilatı idare ve alınan kararları yürütmek için kongre tarafından Temsil Heyeti seçilmiştir.
Sivas Kongresi’nden sonra bütün illerden gelen temsilcilerle Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılarak düzenli bir yönetim ve düzenli ordu kurup yurdumuzu düşmanlardan kurtarmak için mücadeleye başlanmıştır. Bu mücadele var olma veya yok olma mücadelesi idi.Her türlü yokluk içinde başlayan zor ve o kadar da çetin geçen; 1. İnönü, ardından 2.İnönü,Sakarya Meydan Muharebesi ve  Büyük Taarruz ile İzmir’de son düşman denize dökülerek son bulmuş, yurdumuz düşmanlardan temizlenmiştir.Emperyalist güçler bir kez daha hedeflerine ulaşamadan vatanımızı terk etmek zorunda kalmışlardır.
Büyük Türk Milleti; tarihte olduğu gibi her türlü zorluğu yenerek vatanını savunmuştur.O zamanın güçlü emperyalist güçlerine gereken dersi vermiştir.
Ancak hiçbir zaman Anadolu coğrafyasında Türk Milleti’ni istemeyen bu güçler amaçlarından ve hedeflerinden vazgeçmemişlerdir.Günümüzde plan değiştirerek Milletimizin arasına nifak sokarak etnik gruplara bölerek ‘’Böl,parçala,yut’’politikasını izlemektedirler.Birde Ortadoğu,Kuzey Afrika ve Anadolu’yu da içine alan Büyük İsrail projelerini(Büyük Ortadoğu Projesi; kısaca BOP) uygulamaya sokmuş bulunmaktadırlar.Bu proje ile Müslüman ve Türk Milleti’nin kanlarını dökerek coğrafyaya hakim olmak istiyorlar.Maalesef bu coğrafyada bulunan yöneticiler de bilerek veya bilmeyerek bunlara yardımcı olmaktadırlar.Dün Irak’ta,Bugün Yemen,Ürdün,Mısır,Libya ve şimdi de Suriye’de karışıklık ve iç savaş çıkartarak halkları birbirlerine düşürmektedirler.Acaba yarın sıra kimde!  Bu plan ve karışıklıkların kimin işine yaradığını hiç düşündük mü? Bunu iyi düşünmek lazım.Bu millet hiçbir zaman bu planlara pabuç bırakmamıştır ve bırakmayacaktır.Bizleri Anadolu’dan çıkarmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.Ancak bizlerde uyanık olmalıyız,Vatanımıza,Bayrağımıza Dinimize sahip çıkıp atalarımızın bize emanet ettiği bu toprakları,çocuklarımıza ve torunlarımıza sağlam olarak teslim etmeliyiz.Vatanımız üzerinde planları olanların oyunlarına gelmemeliyiz bin yıllık kardeşliğimize de sıkı sıkı sarılmalıyız.Bizler birlik ve bütünlük içinde olduğumuz sürece içerde ve dışarıda hiçbir güç bizimle başa çıkamaz.
  BuMillet;Ergenekon’da,Malazgirt’te,İstanbul’un Fethi’nde,Çanakkale’de,İnönü’de,Sakarya’da,Dumlupınar’da ve Büyük Taarruz’da olduğu gibi her türlü zorluğu ve güçlüğü yenecek güçtedir.Muhtaç olduğu kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.Hepinize sonsuz saygılarımla….
                                                           NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
                                                                        ALİ OSMAN KESKİN
 


2225 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın